Ana Sayfa » Tarım sektörü » Organik tarım nedir? nasıl yapılır ? nelere dikkat edilmeli ?

Organik tarım nedir? nasıl yapılır ? nelere dikkat edilmeli ?

31 Aralık 2011

Organik tarım nedir? Organik tarım nasıl yapılırOrganik, ekolojik, biyolojik kelimeleri aynı anlama mı geliyor? Organik tarımda bitkiler nasıl korunuyor? Zirai ilaçların zararları nelerdir? Organik tarımın temel ilkeleri nelerdir?

Organik Tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermekte olup, esas itibariyle sentetik kimyasal ilaçlar ve gübrelerin kullanımının yasaklanması yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini arttırma, parazit ve predatörlerden yararlanmayı tavsiye eden, üretimde miktar artışını değil ürünün kalitesinin yükseltilmesin amaçlayan bir üretim şeklidir.”

Organik tarım” nedir?

Ürün yetiştirilmesi, toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma ile ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar olan diğer işlemlerde, kimyasal madde veya tarım ilacı kullanılmadan yapılan tarım “organik tarım” olarak tanımlanır.

Tüm işlemler, yeterliği onaylanmış kurum ve kuruluşlar tarafından; kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarının, laboratuvarların ulusal ve uluslararası kabul görmüş teknik kriterlere göre değerlendirilmesi, yeterliğinin onaylanmasını ve düzenli aralıklarla denetlenmesi söz konusudur.

ETO Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nin web sitesinde yapılan tanıma göre; “erganik tarım, tarımsal üretimde yanlış uygulamalar sonucu bozulan doğal dengeyi korumayı amaçlayan alternatif bir üretim yöntemidir. Bu yöntemde sentetik gübre, ilaç, büyüme maddeleri ve genetik yapısı modifiye edilmiş organizmalar (GMO) kullanılmadan verim ve kalite sürekliliği sağlanır.

“Organik”, “ekolojik”, “biyolojik” kelimeleri aynı anlama mı geliyor?

1 Aralık 2004 yılında kabul edilen 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu’na göre, “organik tarım” , “ekolojik tarım” ve “biyolojik tarım” eşdeğer anlamı ifade eder.

Organik Tarımın yapıldığı arazilerin özellikleri nelerdir

Organik üretim yapılacak arazinin; geleneksel üretim yapılan bölgelerden, işlek anayollardan, ağır sanayi tesislerinden, maden işletmelerinden kentsel atıkların toplu olarak bırakıldığı alanlardan, kirletici atıklar içeren akarsu ve yeraltı sularından etkilenmeyecek bir mesafede olması gerekir. Bu mesafeler kontrol kuruluşu tarafından belirlenir.

Organik tarımın temel ilkeleri nelerdir?

ETO Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nin web sitesinde yapılan tanıma göre;

Ekolojik Tarımın Temel İlkeleri
- Doğal çevre ile uyumlu üretim,
- Çiftlik veya yerel kaynakların kullanımına dayanan kendine yeterli kapalı bir sistemin oluşturulması,
- Nihai ürün yerine tüm üretim sürecinin kontrol edilip ürünün sertifikalandırılması,

Bitkisel Üretimde;
- Gerektiğinde ve uygun yöntemlerle toprak işleme,
- Topraktaki organik madde ve verimliliğinin korunması,
- Kimyasal gübre yerine toprak verimliliğinin ekim nöbeti, yeşil ve organik gübrelerle sağlaması,
- Dayanıklı, sağlıklı tohum ve bitki çeşitlerinin seçimi,
- Uygun ekim-dikim yöntemleri ve zamanı,
- Bitki direncinin arttırılması, hastalık ve zararlılara karşı gerektiğinde kültürel ve biyolojik yöntemler ile organik kökenli prepatların kullanımı,
- Yabancı ot kontrolünde ekim nöbeti, bitkilerinin morfolojik özellikleri gibi yöntemlerin ele alınıp gerektiğinde mekanik yöntemlerin kullanımı,
- Ekolojik yöntemlere uygun hasat, depolama ve dağıtım,
- Ekolojik işletme esasları,

Hayvansal Üretimde;
- Sağlıklı hayvan yetiştiriciliği,
- Hayvan barınaklarında uygun yaşam koşulları,
- İşletmede yemlerin üretilmesi ve organik yemlerden yararlanma,
- Damızlık ve ırk seçiminde ekolojik uygunluk.

Organik tarımda bitkiler nasıl korunuyor?

Organik tarımda, sentetik kimyasal maddelerin (örn. genelde gübreler, ot ilaçları, bitki koruma ürünleri, insektisitler ve pestisitler) kullanımı yasaklanmıştır. Bitkiler öncelikle hastalıklara dirençli türlerin seçilmesi ve uygun toprak işleme metotları vasıtasıyla korunmaktadır. Bunlar:

- ürün rotasyonu, örn. aynı arazide ardışık olarak aynı ürün yetiştirilemez. Bu metodun temelini oluşturan mantık, parazitler gelişemez ve bitki besinleri aşırı tüketilmez.

- sıra çalıları ve ağaçların dikilmesi, sadece peyzajı daha hoş yapmaz, aynı zamanda parazitlerin doğal predatörleri için barınak sağlar ve komşu alanlardan gelen kirlilik maddelerine karşı fiziksel bir bariyer oluşturur.

- ara ürün yetiştirme, örn. bir ürün diğerlerinin parazitleri tarafından seviliyorsa, farklı ürünlerin paralel işlenmesi.

Organik tarım, iyi-bozunmuş gübre ve organik kompostlar (örn. çimen vb.) ve yeşil gübre gibi doğal gübreleri kullanır. Örn. bu amaç için dikilmiş yonca ve hardal gibi bitkilerin toprağa karıştırılması.

Bitkileri hastalık ve zararlılardan korumak gerektiğinde, bitkisel, hayvansal veya mineral orijinli doğal maddeler kullanılır, örn. bitki ekstraktları, faydalı predatörler, kaya unu veya toprak yapısını ve kimyasal kompozisyonunu ıslah eden ve bitkileri kriptogamik saldırıdan koruyan doğal mineral maddeler.

Organik toprak işleme teknikleri çiftlikte doğal dengeyi düzenler. Bununla beraber, parazit saldırısı veya diğer zıt faktörler meydana gelebilir, operatör sadece AB Yönetmeliği (“pozitif liste” diye adlandırılır) tarafından izin verildiği açıkça ifade edilmiş doğal orijinli maddeleri kullanmak zorundadır.

Zirai ilaçların zararları nelerdir?

Zirai ilaçların kurallara uygun kullanımında bile zararlı etkileri olabileceğine dikkat çeken Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Kovancı, çiftçilerin yanlış ilaç kullanımıyla bu etkilerin arttığını ve soframızdaki zehirli sebzelerin kanser, gen mutasyonu, üreme bozuklukları gibi pek çok hastalığa neden olabileceğini anlattı.

Kısaca..

Organik gıda nedir? Kimyasallar kullanılmadan yapılan tarıma organik tarım, bu yolla elde edilen ürünlere de organik ürün adı veriliyor. Böylece insan ve hayvan sağlığına uygun olan ve çevreye zarar vermeyen ürünler elde ediliyor.

Aslında organik ürün Türkiye’de pek çok bölgede üretiliyor. Çünkü Türkiye’de köylü ailelerin pek çoğu zaten kimyasal alıp bunları üretimde kullanacak maddi güce sahip değil. Bu nedenle de zorunlu olarak organik ürün elde ediyorlar. Dünyada çok değerli olan bu ürünleri, depolama imkânları olmadığı için köylerine ancak 30 km uzaklığı aşmayan ilçe pazarlarına götürüp satıyorlar. Bu da gösteriyor ki, köylü ailelere verilecek alım garantisiyle hem ürün miktarını çoğaltma hem de gelirlerini yükseltme imkânı var.

Gelelim Türkiye’deki organik gıda ihracatına…

Türkiye’nin 2011 yılı tarım ürünü ihracatı 17.9 milyar dolara ulaştı. Tarım ürünü ihracatı 2000 yılında 4 milyar dolar, 2007′de ise 11.3 milyar dolar civarındaydı. Son 12 yılda tarım ürünü ihracatı dört kat çoğaldı.

Peki bu tarım ihracatı içinde organik ürün ihracatının payı nedir diye sorarsanız… 2011′de sadece 300 milyon dolarlık organik tarım ürünü ihracatı yaptı Türkiye. Oysa yanımızdaki Avrupa pazarına çok büyük tutarlarda organik ürün ihraç etme olanağımız var.

ABD binlerce kilometre öteden 50 milyar dolarlık organik ürün satmak için anlaşma yaparken bizim bunu kaçırmamız pek akıllıca değil. Çünkü ta okyanus ötesinden ABD Tarım Bakanı Yardımcısı Kathleen Merrigan, bu yolla kendi küçük çiftçilerine pazar açtıklarını belirtiyor.

Türkiye’de organik tarımın durumu, dünya ve AB’deki son verilere göre, üretim potansiyeli ve pazar gelişimi açısından kat edilecek uzun bir yol olduğunu gözler önüne seriyor.

Neden Organik Tarım?

Toprak erozyonunu önlemek, su kalitesini korumak, enerji tasarrufu yapmak, kimyasalların insanlar üzerindeki olumsuz etkilerinden korunmak, çiftçilerin ve tarımsal işletmelerde çalışan insanların sağlığını korumak, küçük çiftçilere yardım etmek, ekonomiyi desteklemek, daha nitelikli ürün elde etmek, gelecek nesilleri korumak için gereklidir.

Türkiye organik tarımla ilk olarak 1980′li yıllarda tanışmış, Avrupa’da etkinlik gösteren yabancı firmalarla bu pazara girmiştir. Bu ülkelerden gelen talepler doğrultusunda tarım ürünlerinin organik olarak üretimi Türkiye’de de başlamıştır. 1992 yılında ETO (Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği) kurulmuştur. T. C. Tarım Bakanlığı Araştırma Planlama Koordinasyon (APK) Kurul Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Ekolojik Tarım Komitesi de Türkiye’de ekolojik tarıma geçiş sürecinin organizasyonuna yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bu komitenin üzerinde çalıştığı öncelikli konu, 1994 yılında çıkarılan Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metodlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmeliğin Revizyonudur.

Siz neler yapabilirsiniz?

Çiftçilere Öneriler:

Gübrelemede kolay çözünen mineral gübrelerin kullanımından vazgeçip hayvansal gübre, yeşil gübre ya da kompostlama yöntemini kullanın.

Nöbetleşe olarak toprağı işleyerek toprağın verimliliğini korumayı her zaman ön planda tutun.

Bitkiyi gübrelemek yerine toprağı gübrelemeyi hedefleyin.

İlaçlamada kimyasal insektisit, fungusit ve herbisit kullanımından vazgeçin.

Kimyasal tarım ilaçları yerine bitkinin ve toprağın verimliliğini / direncini artırıcı doğal bitki özlerinden elde edilen ürünleri kullanın.

Dayanıklı, sağlıklı tohum ve bitki çeşitlerini seçin.

Yabani ot denetiminde, mekanik yöntemler; temiz tohum, nöbetleşe ve doğru ekim – dikim yöntemlerini kullanın.

Hastalık ve zararlılara karşı biyolojik denetim yöntemini kullanın.

Ekinler için zararlı olan böceklerle mücadelede, yararlı böceklerden (predatör) yararlanın.

Semptom mücadelesi yerine hastalık ve zararlıların çıkış nedenlerini araştırın.

Erken uyarı teknikleri ve biyo-tuzaklardan yararlanın.

Çiftlik hayvanlarının sağlığını koruyun, hayvanlarınızı sağlıklı besleyin.

Ahır koşullarınızı iyileştirin.

Toprak yapısını iyileştiren ve topraktaki biyolojik yaşamı destekleyen yöntemler izleyin.

Toprağın üst kısmını bozan ve verimliliği düşüren anız yakma işleminden vazgeçin.

Tüketicilere Öneriler:

Organik tarımla elde edilen ürünleri seçin. Organik tarımla elde edilen sebzeler diğerlerine göre daha fazla yararlı madde içermektedir.

Uluslararası sertifikaları olan organik tarım ve hayvancılık ürünlerini tüketerek sürdürülebilir üretimleri destekleyin, organik tarımın yaygınlaşmasına katkıda bulunun.

Günlük gıdalarınızı seçerken mümkün olduğu kadar yaşadığınız yörede ve bulunduğunuz mevsimde yetişen taze besinleri tercih edin. Bu hem sizin sağlığınız hem de çevre açısından en doğru yaklaşımdır. Doğal koşulları zorlamadan ve değiştirmeden elde edilen ürünlerle beslenerek hem kendinize, hem de çevreye verilen zararın azalmasına katkıda bulunun.

İşlenmiş, ambalajlanmış gıda satın alırken ya da tüketirken mutlaka üretim-tüketim tarihlerini ve içindekiler bölümünü okuyun. Ürünün içinde bilmediğiniz maddeler varsa mutlaka ne olduklarını araştırın.

Türkiye’de organik tarım sisteminin avantajları

Ülkemizde sentetik kimyasallar çiftçilerimizin büyük bir kısmı tarafından ya çok az kullanılmakta, ya da hiç kullanılmamaktadır. Bu nedenle ekolojik tarıma geçişin kolay olması beklenebilir.
Üretici geliri ürüne bağlı olarak artmaktadır (Ortalama %10 artış olduğu tahmin edilmektedir.).
Fiyatı hızla artan kimyasal gübre, pestisit ve enerji girdilerinden tasarruf edilmektedir.
Sözleşmeli tarımla üreticinin tüm ürününün alınması garanti edilmektedir.
Ekolojik ürünlerin ihraç fiyatı diğer ürünlerden % 10-20 oranında daha yüksektir.
Ekolojik Ürünlerin ihracatı ile ülkemiz tarım ürünleri için ilave bir kapasite oluşturulmaktadır. Dolayısıyla ihraç edilen her ton ürün daha önce ulaşılamayan tüketici kitlesine de ulaşmaktadır.
Özel bilgi isteyen ekolojik tarım modeli Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimler için yeni istihdam sahaları oluşturur.

Türkiye’de Organik Tarım Sisteminin Dezavantajları

Ülkemizde tarımsal ürün arzında yıldan yıla önemli dalgalanmalar görülmektedir. Hızla artıp gençleşen nüfus, tüketim düzeyinin ve çeşitliliğinin sürekli artması ve çevredeki ülkelerin hemen hepsinin tarımsal ürün talep eden özellikleri sebebiyle organik tarımın (verimde meydana gelebilecek azalma nedeniyle) kısa vadede gelişmesi zor görünmektedir.
Ekolojik tarım metoduyla bitkisel ve hayvansal üretimde ortaya çıkan bir sorun da, arazilerin çok küçük, parçalı ve birbirine yakın olmasıdır. Bu durum organik üretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü ekolojik üretim yapan bir işletmenin çevrede üretim yapan diğer klasik işletmelerde kullanılan kimyasallardan ve hastalıklardan etkilenmemesi mümkün değildir.

Ekolojik tarım sisteminde yetiştirilen ürünlerin pazarlanması özellikle iç piyasa için yeni ve belirsiz bir konudur.

Konunun yeni olması nedeniyle yeterli tarımsal yayım çalışmaları ve deneyimli eleman bulunmaması ekolojik tarımın diğer bir olumsuz yanıdır.
Kontrol mekanizmaları yetersiz oluğunda zamanla hayvancılıkta dışa bağımlılık söz konusu olabilir.

Organik Tarım İlkeleri

Organik tarımda farklı bitkisel ve hayvansal ürünler için farklı üretim yöntemleri mevcut olup bunların ortak ilkeleri şunlardır:

1. Öncelikle, tarımsal üretimde, üretim ile ilişkili tüm faktörler ve olaylar bir bütün halinde dikkate alınmalı ve organik üretim yapan tarım işletmesinin kendi kendine yeterliliği sağlanmalıdır. Bunun için toprak, bitki, hayvan ve insan arasındaki doğal döngünün doğal kökenli hammaddeler kullanılarak mümkün olduğunca işletmenin kendi içinden veya yakın çevresinden sağlanmasına gayret edilmelidir.

2. Tarımsal üretimle beraber ortaya çıkan ve yakın çevreden temin edilen tüm hammaddelerin ve diğer işletme girdilerinin çevreyi tehdit eden her türlü etkisi azaltılmalı veya bunlardan tamamen kaçınmaya çalışılmalıdır.

3. Toprağın iyileştirilmesi ve içindeki organizmaların korunması, beslenmesi sağlanmalı; toprak sömürülmemeli; tersine doğal verimliliği arttırılmalıdır. Bunu sağlamak için münavebe, organik gübreleme yapılmalı ayrıca uygun toprak işleme yöntemleri kullanılmalıdır.

Örneğin çiftlik gübresi ve/veya organik atıklar kullanılarak aerobik ortamda hazırlanan kompost amaca uygun bir şekilde kullanılır. Bundan başka kaya unları, alg ürünleri, diğer ilave maddeler kullanılabilir ve yeşil gübreleme yapılabilir.

Bu uygulamalarla toprağın biyolojik olayları teşvik edilerek bazı bitki besinleri dolaylı yoldan hareketli hale getirilmekte böylece bitkinin sağlıklı ve dengeli büyümesine ortam sağlanmaktadır.

4. Bitkilerin hastalıklar ve zararlılara karşı direnci bazı ek desteklemelerle arttırılmalıdır. Örneğin, çok yıllık bitkilerde, bitki altına ve/veya sıra aralarına yapılacak ekimlerin mevcut organik ortama uygun ve dengeli karışımlar halinde hazırlanıp uygulanması, yapılacak münavebelerde karışımda baklagil miktarının yüksek tutulması bitkisel üretim ve hayvancılığın kombine edilerek yapılması gibi uygulamalarla bitkilerin direnci arttırılabilir.

5. Bitki tür ve çeşitlerinin (keza hayvanların) seçminde, üretim yapılacak yerin organik koşulları ve bu koşullarda hastalıklara en az seviyede yakalanma olasılıkları dikkate alınmalıdır. Bunun yanında sağlıklı, dayanıklı tohum, fidan ve hayvan kullanılmalıdır.

6. Organik tarımda, bitki sağlığı açısından yukarıda adı geçen ve etkileri uzun sürede görülebilen önlemler yanında, erken uyarı sistemlerinin kullanılması ve faydalı canlıların teşvik edilmesi de bitki koruma kavramının önemli bir parçasıdır.

Bu konuda zararlılarla mücadelede biyoteknik yöntemler (örneğin Bacillus thuringiensis preparatları, feromon tuzakları, faydalı akarlar vb.) ve kültürel önlemler ( örneğin yabancı otların toprak işlemeyle veya yakarak yok edilmesi, vb.) uygulanabilir. Eğer sorun ürünü tehdit edici boyutlra ulaşırsa o zaman bitkisel veya mineral kökenli özel maddeler ve preparatlar kullanılabilir.

7. Yukarıda anlatılan, toprak strüktünü iyileştirici ve humus miktarını arttırıcı önlemlerle beraber toprağı koruyucu, enerji tasarrufu sağlayan, çalılşılan yerin koşullarına uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır. Bunun için toprağın yapısı ve koşullarına dikkat edilmeli, çizici aletlerle çalışılmalı, pulluk gibi toprağı devirerek işleyen aletlere mümkün olduğunca az yer verilmeli, ve temel kural olarak gereğinden fazla sayıda toprak işlemeden kaçınılmalıdır.

8. İşletmedeki hayvanların sağlığının iyi, verimlilik kapasitesinin yüksek ve uzun ömürlü olması teşvik edilmelidir. Bunun için ağılların usülüne uygun olması, beslenmenin mümkün olduğunca işletmenin kendi ürünleri ve yem bitkileriyle sağlanması, yemlere kimyasal maddeler (antibiyotikler, kilo arttırıcı katkı maddeleri vb.) katılmaması, uygun ıslah çalışmaları ile istenen gelişmelerin temin edilmesine çalışılmalıdır.

9. Yetiştirilen hayvan miktarı kullanılan tarımsal araziye uygun olmalı ve 1 hektar için 1 büyükbaş hayvan düşünülmelidir (Almanya’da bu sayı 1 hektar için 1.1 büyük baş hayvandır). Bununla beraber organik tarım mevcut koşullara göre hiç hayvan beslemedende yapılabilmektedir.

10. Bilindiği gibi taramsal üretimde, verim ve kalite arasında ters bir orantı mevcuttur. Genel kural olarak ikisi arasında denge kurulmalıdır. Ancak organik tarımda bu denge oluşturulur iken kalitenin, ürün miktarına göre öncelik aldığı unutulmamalıdır.

11. Organik üretim yapan tarım işletmesinde başta petrol olmak üzere fosil yakıtlar ve diğer enerji kaynakları optimum verimi sağlayacak düzeyde azami tasarruf kuralına uyularak kullanılmalıdır. Enerji kullanımında güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi doğal enerji kaynakları olabildiğince tercih edilmelidir.

12. Tarım işletmesi çok yönlü ve çekici bir şekilde düzenlenmelidir (peyzaj düzenlemeleri, meyve bahçeleri vb.). Bu amaçla dinlendirici etkiye sahip bir mekanın kurulması, bunun muhafazası ve uzun süreli faydalı üretim esas alınmalıdır.

13. Organik tarım işletmeleri gelişme olanakları bulunan; üreticiye, çalışanlarına tatmin edici kazanç ve imkan sağlayabilen yeterlilikte olmalıdır.

Organik işletmede, işletme organizasyonu çok yönlü olduğundan girişimcinin rizikosu azalmaktadır. Bunun yanında işletmede kullanılan enerji ve girdilerde azalma ekonomik avantaj sağlamaktadır.

14. Organik tarımda kullanımı yasaklanan bazı maddeler şunlardır:
a. Sentetik kimyasal gübreler ve sentetik kimyasal ilaçlar
b. Depoda koruyuculuğu arttıran ve hasattan sonra olgunlaşmayı teşvik eden sentetik kimyasal maddeler
c. Bitki ve hayvan yetiştirmede hormonlar ve büyüme düzenleyici maddeler

15. Organik tarım hiç ilaç kullanılmadan yapılan bir tarım değildir. Örneğin; 18 Aralık 1994 tarih, 22145 sayılı Resmi gazetede yayınlanan yönetmelikte de ifade edildiği gibi, organik olarak üretilmiş ürünlerin işlenmesi ve hazırlanması sırasında kullanılabilecek maddeler yanında, tarımsal üretimde bitki besin maddesi olarak ve hastalık kontrolünde kullanılabilecek ürünler belirtilmiştir. Buna göre;

a. Gübreleme ve Toprak İyileştirmede kullanılabilecek madde ve ürünler:

Çiftlik ve kanatlı gübresi, çiftlik ve sıvı atıkları (şerbet), saman, torf, mantar üretim artığı ve diğer organik ortamlar, organik ev atıkları kompostları, bitki artıkları kompostu, mezbaha ve balık endüstrisinden kalan hayvansal atıkların işlenmiş ürünleri, gıda ve tekstil endüstrisi organik yan ürünleri, deniz yosunları ve deniz yosunları ürünleri, talaş ağaç kabukları ve odun atıkları, odun küfü, tabi fosfat kayaları, kalsiyumlu aliminyum fosfat kayacı, volkanik tüf, potasyum kayacı, potasyum sülfat (kontrol organınca tanınmış), kireç taşı, tebeşir, magnezyum kayacı, kalkerli magnezyum kayacı (dolamit), magnezyum sülfat (epson tuzu), kalsiyum sülfat(jips),iz elementler (Cu, Fe, Mn, Mo, Zn, Br) (kontrol organınca tanınmış), kükürt (kontrol organınca tanınmış), kaya unu, kil (Bentonit, perlit),

b. Bitki zararlı ve hastalıkların kontrolünde kullanılabilecek ürünler:

Chrysanthemum cinerariaefolium’dan ekstrakte edilen muhtemelen bir sinerjist ihtiva eden phyrethrins esaslı preparatlar, Derris elliptica’dan elde edilen preparatlar, Quassia amara’dan elde edilen preparatlar, Ryania speciosa’dan elde edilen preparatlar, balmumu, diatoma (Diatomaceous) toprağı, kaya tozu (unu), tuzaklarda kullanılmak koşulu ile tüksek hayvan türlerini dirençli yapan ve metal dehyte esaslı preparatlar, kükürt, bordo bulamacı, burgundy bulamacı (karışımı), sodyum silikat, sodyum bikarbonat, potasyum sabunu (arap sabunu), pheromone preparatları, Bacillus thuringiensis preparatları, granüler yapıdaki virus preparatları, bitki ve hayvan yağları, parafin yağları.

Kontrol ve Sertifikasyon

Kontrol ve sertifikasyon, organik tarımın önemli basamaklarından biridir. İç ve dış piyasalarda bir ürünün organik olarak satılabilmesi için organik ürün sertifikasına sahip olması gerekmektedir. Sertifika sistemi ürünlerin organik standartlara göre üretildiğinin, işlendiğinin, paketlendiğinin garantisidir. Bu da tüketiciye güvence vermenin yanında üreticileri ve firmaları da haksız rekabete karşı korumaktadır.

Yönetmelikte tanımı yapılan kontrol ve sertifikasyon kuruluşları bağımsız olmalı, üretim ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmamalı, ticaret yapmamalı ve danışmanlık hizmeti vermemelidirler.

Türkiye’de bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun faaliyet gösterebilmesi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından onaylanmış ve kontrol yetkisi verilmiş olması gerekmektedir. Ülkemizde yasada belirtilen koşulları yerine getirerek yetki belgesi almış 7 adet kontrol kuruluşu faaliyet göstermektedir. Bu kuruluşlardan 6 tanesi yabancı sertifikasyon kuruluşlarının Türkiye temsilcisi, biri ise Türk kuruluşudur. Tüm kuruluşlarda Türk personel ve teknik elemanları çalışmaktadır.

Yürütme Ve İzleme Organları

Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi; Bakanlık Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürü başkanlığında, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Derneği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, İhracatçı Birlikleri, sivil toplum örgütleri ile Komitenin toplantı gündemiyle ilgili görüşlerinin alınmasında yarar gördüğü kurum ve kuruluşların temsilcilerinden oluşur.”

Komite organik tarımın geliştirilmesi ve uygulanması ile ilgili stratejileri belirlemek üzere yılda en az iki kez toplanır ve alınan kararları tavsiye niteliğinde olmak üzere Organik Tarım Komitesine iletir.

Organik Tarım Komitesi (OTK); Bakanlık Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü başkanlığında; Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı, Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından görevlendirilecek temsilcilerinden oluşur. Komite üye sayısı ile yukarıda adı belirtilen kuruluşlardan komiteye alınacak üye sayısını Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü belirler. Komite başkanlığı ve sekreteryası, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen Daire Başkanlığınca yürütülür.

Bu komite ülkedeki organik tarım faaliyetlerinin takip ve kontrolünden sorumludur. Bu nedenle kontrol kuruluşlarına çalışma izni verir, çalışmalarını denetler Yönetmeliğin 24. Maddesinde yer alan yaptırımları uygular. Yaptığı çalışmalarda Ulusal Yönlendirme Komitesinin tavsiyelerini dikkate alır.

Dünyada Organik Tarım

İnsanlığın varoluşundan bu yana bilinmekte olan tarım, yüzyıllar boyunca insanoğlu ile birlikte değişime uğramıştır.

Tarımdaki değişim, teknolojinin ve sanayinin gelişimi ile hız kazanmıştır. Özellikle hızlı nüfus artışı ile birlikte 1960-70’li yıllarda tarımda yeşil devrim adı verilen değişim başlatılmıştır. Bu amaçla değişimde sadece verim artışı hedeflenmiş, sentetik kimyasal tarım ilaçları ve mineral gübrelerin kullanımı artmıştır. Bu girdilerin yarattığı olumsuz etkiler ilk önce, keşfedildiği andan itibaren yoğun olarak kullanıldığı gelişmiş ülkelerde görülmüş, buna bağlı olarak yüzyılımızın başlarında konvansiyonel tarım yöntemine alternatif arayışları başlatılmıştır. Bu konudaki ilk çalışma İngiltere’ de 1910’lu yıllarda organik tarım görüşünün oluşturulmasıdır. Bunu Albert Howard’ın “Tarımsal Vasiyetnamesi”nin 1940 yılında yayınlanması takip etmiştir. Diğer Avrupa ülkelerinde ise alternatif tarım arayışının öncüleri arasında Dr. Rudolf Steiner görülmektedir. Bir antropolog olan Steiner, 1924 yılında Biyodinamik ( Biyolojik-Dinamik ) Tarım Yöntemi hakkında bir kurs düzenlemiş ve 1928 yılında Biyodinamik Tarım Enstitüsü’nü kurmuştur. Bir diğer alternatif arayışı 1930’lu yıllarda İsviçre’de görülmektedir. Müeller ve Rusch, organik tarımın ilkelerinin bir bölümünü oluşturan Kapalı Sistem Tarım (en az dış girdi gereksinimi olan tarım şekli) konusunda çalışmalarda bulunmuşlardır. Aynı konuda Lemaire-Boucher Fransa’da bazı alglerin bitkilerde doğal dayanıklılığın arttırılması amacıyla kullanılabileceğini tespit etmişlerdir.

Takip eden yıllarda konvansiyonel tarımın olumsuz etkileri gözlendikçe, her ülke kendi başına organik tarım çalışmalarına başlamıştır.

Bölgelere ait organik tarım üretici sayısı oranları

Bölgelere ait organik tarım üretici sayısı oranlar

Bölgelere ait organik tarım üretici alanı oranları

Bölgelere ait organik tarım üretici alanı oranları

Kontrol ve Sertifikasyon

Kontrol ve sertifikasyon, organik tarımın önemli basamaklarından biridir. İç ve dış piyasalarda bir ürünün organik olarak satılabilmesi için organik ürün sertifikasına sahip olması gerekmektedir. Sertifika sistemi ürünlerin organik standartlara göre üretildiğinin, işlendiğinin, paketlendiğinin garantisidir. Bu da tüketiciye güvence vermenin yanında üreticileri ve firmaları da haksız rekabete karşı korumaktadır.

Yönetmelikte tanımı yapılan kontrol ve sertifikasyon kuruluşları bağımsız olmalı, üretim ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmamalı, ticaret yapmamalı ve danışmanlık hizmeti vermemelidirler.

Türkiye’de bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun faaliyet gösterebilmesi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından onaylanmış ve kontrol yetkisi verilmiş olması gerekmektedir. Ülkemizde yasada belirtilen koşulları yerine getirerek yetki belgesi almış 7 adet kontrol kuruluşu faaliyet göstermektedir. Bu kuruluşlardan 6 tanesi yabancı sertifikasyon kuruluşlarının Türkiye temsilcisi, biri ise Türk kuruluşudur. Tüm kuruluşlarda Türk personel ve teknik elemanları çalışmaktadır. Mevzuat hakkında detaylı bilgi için, tıklayın.

ORGANİK TARIMDA DESTEKLER

Sıra no Desteklemeler Destek Miktarı
1 Organik Tarım (Bitkisel üretim) 25 TL/dekar
2 Organik Tarım (Hayvancılık ilave destekleme)Anaç sığırKoyun-keçiArıAlabalıkÇipura-levrek 112,5 TL/baş7,5 TL/baş3,5 TL/ kovan0,325 TL/kg0,425 TL/kg

Desteklemeler hakkında daha fazla bilgi için tıklayın

Organik tarım nedir ile ilgili aramalar

  • organik tarım nedir özet
  • organik tarım nedir faydaları nelerdir
  • organik tarım nasıl yapılır
  • organik tarımın faydaları
  • organik tarım nedir kısaca
  • organik tarım nedir vikipedi
  • organik tarım nedir nasıl yapılır
  • organik tarım nedir kısaca özet


Yorumlar (26)
  1. şadan güvenir
    05 Ağustos 2009 - 13:14

    emekli öğreteim görevlisiyim. 5 dönüm arazimde organik tarım ile uğraşmaktayım. 50 zeytin ağacı, her meyve türünden 2 şer 3er fidan diktim ,kendimize kadar sebze yetiştiriyorum ayrıca 1 inek, 1 at, tavuklar, ördekler, hindi de var onların gübresini de bitkilerimde kullanıyorum. 2 yıldır bu şekilde yaşıyoruz. hiç kullanılmamış bir araziydi. yani herşey sıfırdan. bahçem gelişiyor. çevrede oturan köylülerin çoğunluğu seracılık yapıyor ama çok bilinçsiz kimyasallar kullanıyorlar. onları da bilinçlendirebilmek ve örnek teştil etmek için organik tarım sertifikası almak, bilgilendirilmek ve yönlendirilmek istiyorum. bana yardımcı olurmusunuz?

  2. selin
    26 Ağustos 2009 - 20:30

    merhaba organik tarımın en elverişli olduğu hava şartlarını öğrenebilirmiyim?

  3. sefa
    26 Ekim 2009 - 21:22

    çok güzel açıklan mışşş

  4. ipek
    02 Kasım 2009 - 16:54

    çook çook güzel açıklanmamış ama o kadar kötüde açıktanmamış yani orta

  5. hülya
    10 Aralık 2009 - 08:43

    içinde gereginden fazla bilgiler var

  6. şilan
    18 Mart 2010 - 16:22

    süperrrr

  7. ömer
    01 Nisan 2010 - 19:40

    oleyyyyyyyyyyyyyyyy tam istediğim gibi

  8. Gürhan
    03 Nisan 2010 - 00:16

    Elinize emeğinize sağlık.

  9. şükran erteği
    03 Mayıs 2010 - 15:30

    8 dönüm tarlam var organik kiraz yetişytiriciliği yapmak istiyoru yardımcı olurmusunuz.

  10. bülent çiçek
    22 Eylül 2010 - 08:23

    bende organik bal yetiştiricisiyim bu balı nasıl pazarlayabiliriz nasıl sertifika alırız

  11. merve
    24 Ekim 2010 - 15:47

    hiç bir şey anlamadım ben organik tarım nasıl yapılır dedim o bana her şeyi anlattı

  12. dilber
    26 Ekim 2010 - 19:40

    hiçbirşey anlamadım sanki tarımın destanını yaz dedik

  13. emirhan
    31 Ekim 2010 - 20:23

    gereğinden çok bilgi var ama benim işime yaradı tesekkürler… baskalarının da işine yarayacağına inanıyorum :D

  14. MUSTAFAAAA
    02 Kasım 2010 - 21:25

    ohhhh be tam aradıgım ödewwwww sonundaaaaaa saolsun bunu yazanlaraaaaaa

  15. Dr.Tuncer Çevik
    07 Kasım 2010 - 10:37

    ZARARLI BÖCEKLERLE MÜCADELEDE ZEHİRLİ KİMYASALLAR KULLANMA
    ÜRÜNDE İLAÇ KALINTISI OLMASIN, ÇEVRE KİRLENMESİN, SAĞLIĞIN BOZULMASIN
    BİYOTEKNİK MÜCADELEYİ ÖĞREN VE ÖĞRET

    ORGANİK TARIM, GLOBALGAP ( EUREPGAP) ,
    ENTEGRE MÜCADELE, HACCP ve KONVENSİYONEL TARIMDA
    ZARARLI BOCEKLERLE MUCADELEDE
    BIYOTEKNIK MUCADELE YONTEMLERINI (TUZAK SISTEMLERI) KULLANINIZ

    Saygılarımla.
    Dr. Tuncer Çevik
    NOT : Seralarda, Sarı Yapışkan Tuzaklar, Meyve Bahçelerinde Çiçek (Bakla) Zınnı, Elma İçkurdu ve Kiraz sineği, Fındık Bahçelerinde Dal kıran,Yazıcı Böcek, Zeytin Sineği, Zeytin Güvesi, Limon Çiçek Güvesi, Karasinek vb. Feromon Tuzaklarını inceleyiniz

    KAPAR ORGANIK TARIM SANAYI TICARET LIMITED SIRKETI
    Ivedik Organize Sanayii Bolgesi. 1122. Cad. 1463. Sok. No : 16
    06370 OSTIM / ANKARA/TURKEY
    Tel. : 0.312. 395 22 79 Fax : 0.312. 380 64 44
    GSM : 0.532. 393 83 64
    E-mail : kapar_kapar@hotmail.com

  16. nisa
    25 Kasım 2010 - 15:57

    çok güzel tam istediğim gibi….

  17. gizem
    04 Aralık 2010 - 19:55

    kim yazdıysa bu yazıları eline sağlık performans ödewimi çok güzel yaptım

  18. yasin
    18 Aralık 2010 - 18:21

    çok güzel tam istediğim gibi inşallah güzel not alırım ama biraz fazla bilgi var ama olsun ben ce de çok güzel teşekkürler inşALLLAH iyiii not alırım

  19. angel meri
    18 Ocak 2011 - 20:42

    teşekkürlerrrrrrrrrrrrrrr

  20. İrem
    24 Nisan 2011 - 14:01

    Gerçekten çok güzel ama biraz fazla uzun yinede emeği geçenlere teşekkürler..

  21. C. Ronaldo
    19 Ekim 2011 - 17:12

    güzel site

  22. ışıl
    08 Kasım 2011 - 20:56

    valla elinize sağlık ama biraz uzun olmuş

  23. gamze
    23 Kasım 2011 - 14:18

    istediğim şeyi bulamadım

  24. furkan ertürk
    07 Aralık 2011 - 15:40

    yarın son gün napcam organik tarım nasıl yapılıyor onu niye koymammışlar

  25. tuğçe
    16 Aralık 2011 - 22:12

    ben oranik trtım nasıl apılır diye sorcaktımmmmmmmmmmmmmm:d

  26. beyzanur
    14 Şubat 2014 - 15:25

    Mūkemmel benceeee

Yorum yaz

İş kurmak.net © Copyright 2012 - Tüm hakları saklıdır. Gizlilik Sözleşmesi / Sitemap / İletişim -